O Aydınlatırdı Geceyi
yazıp sildiği sayfalar kadar unutulmuşsa
yok ettiğini var görmek isteyecek kadar hayalperesttir
yaptığı itlikler kadar unutulmasaydı
belki bir şansı olurdu
bi yalancı çobandı adı
sulağın birinde bi nilüfere kapıldı
çiçek ay ışığının dokunduğu her noktasında
ve çobanın her sormasında imkansızı heceledi
geceye biraz yeşil denize fazlaca kutsaldı
beyaz lotus’du adı…
ve güneş doğdu.
24 Temmuz 2016 Pazar
Yasir Yılmaz
Eksik bir şey mi var
unutmuş kadar oldum kim olduğumu
eksik bir şey vardı sanki ama
unutmuş kadar oldum ne olduğunu
bir ömürlük ilham potansiyeli çürüdü düşünsene
kalem elinden oyuncağı alınan bi çocuk gibi küstü
alevi beklenmedik bi bulutun karasında boğuldu
anımsıyorum da
yine de hoşuma giderdi
gitmek fiilini en güzel böyle icra ederdi.
neyse
yalnızlık neydi bide
kalbinin; eskiyi, aklından çıkaramayacak kadar hatırlayabilmesi mi
yoksa hatırlayamayacak kadar ölmesi mi
3 Mayıs 2016 Salı
Yasir Yılmaz
Yok oğlum
yok oğlum.
eskiler yok artık.
modası geçmiş iki aşığı satra konuk etsen ilkel kaçıyor.
paydaya pay bırakmayacak şekilde bitirmişler bizlerin hevesini.
kimsek o olamamışız. olmak istediğimizi oldurmamışlar.
sahte bir kimliğe büründürmüşler, biz gerçeklik algımızı kaybetmişiz.
eskilere gıpta etmişiz, ama özenmemişiz.
boydan boya sahteliğin içinde kendimizi özgün sanmışız.
olsun… biz kendimizi özgür sayacak kadar yüce gönüllüymüşüz dört duvar içinde.
yokum oğlum.
yokum bu sevda mücadeleleri sadece mutlu bir ölüm içinse.
keza bir kez ölmek Allah’a, bin kez ölmekten daha yücedir gönlümce.
11 Ekim 2014 Cumartesi
Yasir Yılmaz
Senfoni I
misillenmiş bir karanlık söz konusu.
12 Mayıs 2014 Pazartesi
Yasir Yılmaz
Nasıl Biri
Ben ağlayan bir adamım, çaresizlik içinde
Çareyi sen bilip sensizlik pençesinde
Seni benden alan ben, beni sensiz koyan ben
Amansız bir yoklukla müptelalık içinde
Ben kağıttan bir adamım, yanarak ölen
Üstümdeki her harfi bir ateşle yok eden
Aşkı içine almadan üstüme geçirmişim
Artık ateş bana, ben ateşe yönelen
Ben garip bir adamım, geçemediğim bir duvar
Her duvarı geçerim ,geçemediğim tek bir yar
Gün gelir yanar, söner, senden de vazgeçerim,
Vazgeçince kalır mı, benden geriye tek bir var
Ben ölü bir adamım, yoktur sözüm taşımda
Onlarca hezimetin her biri bir başımda
Ölüm kolayda zorluğu sensiz kalmak
Sen artık ne bendesin ne de kuruyan yaşımda
Ben günahkar bir adamım, kubbem yıkık
En rezil sofraların yakınından bir tanık
Bir tutam sevaba ekili binlerce cürüm
Hikmeti görüp de yüz çeviren bir yazık
Nisan-2008




